Jan 31

Hadi bakalım habere buyrun :

Dünya gündeminin değişmez maddelerinden biri olan küresel ısınma, bir grup İngiliz bilim insanına göre bitti. İngiliz Meteoroloji Dairesi'yle prestijli iklim araştırma çalışmalarıyla tanınan East Anglia Üniversitesi'nin, sonuçlarını geçtiğimiz hafta yayımladığı ortak araştırmaya göre, küresel ısınmanın yerini artık, 'mini buzul çağı' alıyor.Buzul çağı geliyor!
 
İngiltere'de yapılan iklim araştırmasında şok sonuçlar çıktı. Dünyada 1997 yılından beri hava sıcaklıkları yükselmiyor. Küresel ısınma devri bitti, mini buzul çağı başlıyor.
 
Dünya gündeminin değişmez maddelerinden biri olan küresel ısınma, bir grup İngiliz bilim insanına göre bitti. İngiliz Meteoroloji Dairesi'yle prestijli iklim araştırma çalışmalarıyla tanınan East Anglia Üniversitesi'nin, sonuçlarını geçtiğimiz hafta yayımladığı ortak araştırmaya göre, küresel ısınmanın yerini artık, 'mini buzul çağı' alıyor.

Şu anda İstanbul'da havaya baktığım zaman bu haber daha bir gerçekçi geliyor aslında ama bilemiyorum tabi ne olacak ne bitecek :) Bi MW3 atayım da anlarız :))

Jan 30

Olm nasıl haberler yapıyorlar yaa bu ne böyle? :)))

Hikayemiz 1950'lerde geçiyor ve TNW'nin yayınladığı rapora göre başrolde, o zamanlar on yaşında olan ve adı açıklanmayan bir çocuk bulunuyor. Malum, eski bilgisayarlar şu anda kullandığımız cihazlara göre bir hayli büyüktü; mesela bir oda kadar... İşte olaylar da bu büyüklükteki bilgisayarın içerisinde gerçekleşmiş. Michigan State üniversitesini ziyaret eden ve o zamanlar on yaşında olan çocuk, devasa bir bilgisayar odasına giriyor. Gördükleriniyse şu şekilde anlatıyor; "Belki de bir spor salonunun yarısı kadardı, benden çok daha uzun ve bir o kadar da geniş gardırop şeklinde cihazlar vardı. Bense bir aşağıdaki sıralara dizilmiş parçalara, bir de yukarıdakilere bakıyordum. Sonra vakum tüplerini gördüm ve sıkılana kadar onlara baktım... Ve bir anda girdiğim kapıyı göremez hale geldim, işin garibi içeriye nasıl girdiğimi de hatırlamıyordum. Uzun lafın kısası, gerçekten 'Bilgisayarın içerisinde kayboldum.' Bir süre etrafı araştırdıktan sonra çıkışı buldum ve buradan kaçıp gittim."

Basında büyük bir yer tutacağa benzeyen bu ve birçok diğer hikaye, bir yandan geçmişimize ışık tuttuğu gibi, bir yandan da geldiğimiz noktayı çok daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Aman ne kadar acaip bir haber wayyanasını yaaa! :)) Bir de "basında büyük bir yer tutacağa benziyor" demişler peeeh! Olm sırf yer doldursun diye haber yapmayın be :)

Jan 28

Hadi bakalım habere bak hele :

iPhone hacker'ı olarak bilinen ve jailbreak kavramını iPhone'lar için hafızalara kazıyan GeoHot lakaplı hacker George Hotz, Sony tarafından da PlayStation 3'ü hack'lediği gerekçesiyle mahkemeye verilmişti. Hem Apple, hem de Sony'nin baş belası olarak da bilinen GeoHot, daha sonra Facebook tarafından işe alınmış; Facebook'un güvenliği ona emanet edilmişti. Ama Business Insider'da yayınlanan habere göre ünlü hacker Facebook'tan ayrıldı.

Facebook'tan ayrılmasının en önemli sebebi ise Hotz'un hacker'lığı özlemesi olarak belirtiliyor. Facebook'tan ayrıldığı sıralarda Hotz, Backplane isimli bir şirketin düzenlediği hacker'lık etkinliğine katıldı. Ancak yapılan yarışmada başarı gösteremedi ve lise öğrencilerine karşı fazla dayanamadı.

Görünüşe göre Hotz bir süre "kampa girecek" ve ardından eski günlerine dönmeye çalışacak. Facebook günleri ise, onun için artık bir anı olmaktan fazlası değil.

Adamı bir de gaza getirmişler hacı yarışmada başarı sağlayamadı diye (bu Amerika'da daha bir yüzüne vurulmuştur) herif hepten dellenmiştir artık :)) Yakın bir zaman sonra yeni haberler duyarız gibime geliyor kendisi hakkında :)

Jan 19

Hemen haberi çakalım :

Dijital çağa ayak uyduramadığı için uzun dönemdir zor günler geçiren Eastman Kodak bu sabah iflas başvurusu yaptı. Kodak fotoğrafı kitlelerle tanıştıran firma olarak biliniyordu.

131 yıllık şirket ABD'nin iflas yasası Chapter 11 kapsamında koruma talep etti. Eastman Kodak ABD'deki alt şirketleri için de aynı talebi yaptı. Bu hamleyle Kodak yeniden organize olarak borçlularına olan yükümlülüklerini karşılamaya çalışacak.
 
Kodak'ın iflas batağından kurtulması için elindeki dijital fotoğraf patentlerini satması tavsiye ediliyordu. Ancak Kodak'a borç veren kurumlar bunun yeterli olmayacağını öngörerek şirkete önce iflas başvurusu yapmasını istedi. İflas başvurusunun Kodak'a 950 milyon dolar ek kaynak getireceği konuşuluyor.
 
Şirket dijital fotoğrafçılık alanında da birçok patentin öncüsü olmuş ancak bir türlü iş modelinin çekirdeğine dijital fotoğraf teknolojisini koyamamıştı. 2003'ten bu yana şirket 47 bin işçinin görevine son vermiş 13 fabrika ile 130 laboratuvarını kapamak durumunda kalmıştı.

Hey gidi koca Kodak beee ulen çocukluğumuz bu marka ile geçti ama devir öyle bir devir işte ayak uyduramadın mı ayağını kaydırırlar. Bakalım başımıza daha neler gelecek.

Jan 10

Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES'e az kaldı ve Motorola CES öncesinde ürünün ne olduğu belli olmayan bir video yayınladı. Videodan sonuç çıkarmak istersek kablosuz şarj gibi bir teknolojiden bahsedebiliriz lakin kesin sonucu CES'de alacağız ;)

Jan 06

Haaah al sana haberin kralı :))

İsveç’te dosya paylaşımı bir din olarak kabul edildi. İsveç hükümeti korsan dosya paylaşımının kutsallığına inanan “Kopimizm Misyoner Kilisesi”nin resmiyetini onayladı.

Kopimizm, İsveç’in tartışmalı Korsan Partisi’nin gençlik kolu “Genç Korsanlar” tarafından 2010 yılında kuruldu. O günden bu yana yaklaşık 3 bin takipçiye ulaşan bu “inanç sistemi” bugün İsveç hükümeti tarafından resmen bir din olarak kabul edildi.     
 
Adını, İngilizce “kopyala beni” anlamına gelen “copy me” ifadesinden alan Kopimi hareketi, daha önce iki kez din olarak kabul edilmek için başvuru yapmış ancak reddedilmişti.
 
Kilise, dua ve ayin sistemlerini netleştirerek yeniden başvuru yapmasının ardından nihayet onay aldı.
 
KOPYALA/YAPIŞTIR

Kopimizm Misyoner Kilisesi Direktörü Isak Gerson, The Local gazetesine yaptığı açıklamada, “Nihayet rahatladık. Daha önce reddedilmemiz normaldi. O günden bu yana yetkililerle temaslarımızı sürdürdük ve bunun sonucunda yeni bir başvuru hazırladık” dedi. 
 
Gerson bugünden sonra asıl hedeflerinin dini uygulamalarını güçlendirmek ve üyelerle iyi ilişkileri sürdürmek olduğunu söyledi.  
 
Kopimistlerin internet sitesinde bilginin kutsal olduğu, dosya kopyalama ve paylaşmanın ise ibadet olduğu ifade ediliyor. Kopyala/Yapıştır işlemlerinin kısa yolları olan Ctrl+C/Ctrl+V ise kutsal semboller olarak görülüyor. 
 
KORSAN HALA YASAK
 
Resmi din statüsünün açıklanmasının ardından sitede bir yoğunluk olduğu ve açılamadığı ifade ediliyor. Giriş sayfasında bu dine geçmek isteyenlerin “ortalık sakinleşene kadar beklemeleri ve birkaç gün sonra yeniden siteye girmeleri” tavsiye ediliyor.
 
İsveç, Kopimizmi resmen din olarak kabul etse de korsancılık ülkede hala yasadışı olarak kabul ediliyor.

Walla buradan anlaşılıyor ki İsveç bizden daha işsiz güçsüz bir memleketmiş :)) İnsan klonlamak falan sevaptır der bu adamlar yakında iyice ortalık karışır :)

Jan 04

Ahanda haber budur hacı :

Bursa'da kurulu Katren Otomotiv, Çinli ''Omnia'', ''Jmstar'' ve ''Fulu'' markalarıyla yaptığı distribütörlük anlaşması çerçevesinde, 4 farklı elektrikli aracı, Türkiye'ye getirdi.

Herhangi bir elektrik prizinde 4 saatte şarj edilebilen şehiriçi kullanımına yönelik mikro araçlar, sadece 1 TL'ye azami 85 kilometre hızla 160 kilometre yol katedebiliyor.
 
Katren Otomotiv Genel Müdürü Yiğit Seskır, yaptığı açıklamada, Çin'de, Avrupa'ya ihracat izni almış tüm elektrikli araç üreticileriyle distribütörlük anlaşması yaptıklarını belirtti.
 
Seskır, şu anda ''Omnia''nın 2 kapılı binek, ''Jmstar''ın üstü açık (cabrio) ve ''Fulu''nun 3 tekerlekli ticari ve binek modellerini Türkiye'ye getirdiklerini kaydederek, ''Yogoma''nın 4 kapılı 5 kişilik modelinin ise yakın bir zamanda geleceğini bildirdi.
 
Binek otomobil ve ticari araçta, toplam 8 markanın 12 modelini Türk tüketicisiyle buluşturmayı hedeflediklerini anlatan Seskır, ürün gamlarının son derece geniş olduğunu, ancak sadece bununla yetinmeyeceklerini, ATV, UTV, bugy, bisiklet ve motosikletlerin de katılımıyla toplamda 40 elektrikli modeli Türkiye pazarına getireceklerini bildirdi.
 
-30 TL'ye ayda 4 bin 800 kilometre-

Seskır, araçların 4 saatte şarj edilebildiğini belirterek, getirdikleri araçların en büyük avantajının yakıt tüketimi olduğuna dikkati çekti. Seskır, şunları kaydetti:
 
''Bizim arabalarımızın en büyük avantajı tüketimi. 1 liraya yaklaşık 160 kilometre gidiyor. Bu da ne demek ayda 4 bin 800 kilometreyi yaklaşık 30 TL'ye gidiyor. Bu da tamamen neredeyse yakıt tüketimini gider kalemi olmaktan çıkartıyor'' dedi.
 
Normal, bildiğimiz 220 voltta şarj oluyor. Yani herhangi müsait olmayan bir yerde dahi insanlar, balkondan bir uzatma kablosu ile arabalarını şarj edebilirler. İsterlerse 10-20 metrelik kabloları balkonlarından atsınlar ya da iş yerlerinin önünde şarj etsinler. 220 volt olduğu için bizim araçlarımızın şarj üniteleri hiçbir sıkıntımız yok. Aylık akü kirası diye bir kiramız da yok.''
 
-''Herkes bizi aramaya başladı''-

''Otomotivin mor ineği''nin elektrikli araçlar olduğuna da değinen Seskır, şöyle devam etti:
 
''Herkes elektrikli araçları bekliyor, herkes çok heyecanlı. Özellikle şirketler bir aracın aylık mazot ya da benzin giderinin bin lira olduğunu düşündüğünüzde, en azından 10-15 araba kapasiteleri olan şirketlerin ayda 10-15 bin lira giderleri olduğunu düşünürsek, daha piyasaya çıkmadan herkes bizi aramaya başladı, 'Ne zaman alabiliriz bu araçları?' diye. Maksimum hızları 85 kilometre, yani bunlar şehir içi araçları dediğimiz, küçük micro araçlar. Maksimum kilometreleri de 160 kilometre. Yani 85 kilometre hızla, maksimum 160 kilometre yol gidebiliyor. Şu gördüğümüz modellerin hepsi Avrupa'da satışta. Avrupa'da özellikle elektrikli araca çok büyük bir talep var.''
 
-''Özellikle sucu ve tüpçüler için getirdik''-

Seskır, ''microcar'' olarak adlandırılan ''Fulu''nun 3 tekerlekli ticari araçlarının çok tutulacağını umduklarını vurgulayarak, şöyle dedi:
 
''Modelimiz yaklaşık 500 kilo yük taşıyor. Yani 500 kilo yükü 1 TL'ye 160 kilometre boyunca taşıyor. Özellikle sucular ve tüpçüler için getirdik bu aracı. En büyük maliyetin onlarda benzin ya da mazot olduğunu düşünürsek, bütün ay boyunca taşıyacakları yükleri neredeyse 30 liraya taşıyabilecekler. 3 tekerlekli olmasının bir avantajı da tek şeritli bir yerde bile komple dönüş yapabiliyor.''
 
Elektrikli araçların satışına başladıklarını bildiren Seskır, fiyatların birkaç gün içinde netleşeceğini, ancak ticari modellerin 20 bin civarında, binek modellerin ise 15-30 bin aralığında satılacağını kaydetti.

Walla hacı bahsedilen giderler, araç fiyatları falan tek kelimeyle harika. Ben bile alabilirim walla mis gibi aracım olur şehiriçi kullanmalık :) Adamları da tebrik ediyorum çok güzel iş yapmışlar malum devir minimal devri :) Yalnız web sayfaları çalışmıyor büyük ayıp :)

Jan 03

Uuuu beybi habere bak habere :

Kanada'nın Hamilton kentindeki McMaster Üniversitesi biyologlarından Prof. David Rollo ve ekibi, laboratuvarındaki farelere, vitamin ve bazı doğal ürün katkıları ile hazırladığı özel beslenme kokteylini uyguladı.
 
Katkılı beslenmeye tabi tuttuğu aynı yaştaki farelerin beyin ve vücut fonksiyonlarının, zaman içerisinde diğerlerinden belirgin şekilde aktif olmaya devam ettiğini anlatan Prof. David Rollo, bu durumu "yaşlanmanın yavaşlatılması"olarak açıkladı.
 
Özel beslenen farelerin, diğerlerinden daha uzun yaşadıklarını kaydeden Rollo, "Bu farelerdeki en dikkat çekici gelişme, beyin fonksiyonlarında kaydedildi. Özel beslenen fareler, tıpkı yerinde duramayan gençler gibi yorulmak bilmez hareketler sergilerken, diğerleri tipik yaşlı sendromları gösterdiler" dedi.

Bu olay insanlar üzerinde biraz olsun işe yarasa bile bu adam köşeyi döner :) Hatta işe yaramasına da gerek yok ya farelerde başarılı olmuş işte daha ne? :)) Yırttın olm David :))

Jan 01

2012'e de girdik bakalım vatana millete hayırlı olsun :) Benim 2012'den tek istediğim NBA 2K12 PC versiyonuna düzgün bir patch çıkarsınlar da hatalar giderilsin :)) Halihazırda PS3 ve XBOX360 versiyonlarına çoktan çıktı patch'ler.

Efenim 2011 de öncesindeki birkaç sene gibi Facebook ile dolu dolu geçti, bu sebepten dolayı buyrun size Facebook 2011 bilançosu :) Bakın bakalım Facebook'da (bazıları için hayatın kendisi) 2011'de neler ön plandaymış :

https://www.facebook.com/facebook?sk=app_271705986210152

Dec 23

Uuuu haber bak hacı :

Illinois Üniversitesi ekibi, üzerinde oluşan çatlakları tamir etmek için sıvı metal salıp iletkenliğini yeniden tesis eden bir devre üretti. Göz açıp kapayana kadar tamir süreci tamamlanarak devre yeniden çalışır hale geliyor.
 
Araştırma ekibi, çalışmalarının ileride çok daha uzun ömürlü cihazların yolunu açabileceğini ve şu an gezegenler arası seyahat önünde duran en büyük engellerden birine çözüm getirebileceğini söylüyor.
 
Mühendisler, elektronik çipte hasara yol açan darbe ya da basıncın aynı anda sıvı metal salan rezervuarları harekete geçirmesini planlıyor. Oluşan çatlağa sıvı metal dolgusu yapılarak, elektrik akımının aksamadan sürmesi sağlanıyor.
 
Araştırma, üniversitenin yeniden şarj edilebilen pillerin ömrünü uzatmak için yürüttüğü deneylerin bir ürünü. Bu tip pillerin genelde en çok rastlanan bozulma nedeni, cihazın içinde meydana gelen mikroskopik büyüklükteki ufak hasarların elektrik iletkenliğini yavaşlatmasından kaynaklanıyor.
 
UZAY ENDÜSTRİSİ İÇİN DE UMUT VADEDİYOR
 
Profesör Scott White, kendi kendini tamir eden devrelerin uzay endüstrisi açısından büyük umutlar vaadettiğinin altını çiziyor. Uyduların ya da uzay araçlarının elektronik teçhizatında bir arıza olduğu vakit, insan eliyle devrenin çıkartılıp yenisinin takılması mümkün olmadığı için, kendi kendini tamir özelliği hayati önem taşıyor.
 
Illionis Üniversitesi mühendisleri, üzerinde çalıştıkları projenin elektrikli araba pillerinin gelişimine de katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
 
Bilim dünyası projenin geleceğinden heyecan duysa da, bu tip araştırmaların elektronik eşya piyasasında nasıl algılandığı ayrı bir konu... Çok daha uzun ömürlü cihazların üretilmesi elektronik şirketleri açısından daha az satış anlamına gelecek.

Öncelikle belirteyim ki satışları etkileyeceğini falan düşünmüyorum. Zaten garantili olduğu için firma yenisini vermek zorunda kalıyor gideremediği hatalarda belki böylece bu hatalar da oluşmaz ve firmaların destek maliyetleri azalır ;) Ayrıca bunun öyle her türlü kendini tamir edebilecek cihazlar üretileceği şeklinde de anlaşılmaması lazım. Bir yere kadar iş görür ama bozulacağı varsa bozulur hacı :)